Etkinlikler Hakkında

27 - 30 Nisan 2026 • TÜYAP

Stant RezervasyonuZiyaretçi Kaydı

Etkinlikler Hakkında

Responsive Görsel

Yapı Arena Etkinlikleri 2026 yılında yapı sektörünü yalnızca üreten değil; düşünen, bağ kuran, dönüştüren ve sorumluluk alan bir ekosistem olarak ele alıyor.

“Büyümeyi metrekarelerle değil kararlarla,
Tasarımı formlarla değil ilişkilerle,
Dönüşümü yıkımla değil bilinçli tercihlerle,
Teknolojiyi hızla değil etik ve etkiyle tanımlar.”


Çünkü yapı sektörünün ihtiyacı daha fazlası değil; daha doğrusudur.
Gelecek; tasarlayanların, dönüştürenlerin ve aldıkları kararların arkasında durabilenlerin elinde şekillenir.

GÜN TEMALARI

📌 27 Nisan 2026 Salı – BÜYÜMENİN KODLARI: ÖLÇEK DEĞİŞİRKEN
Yapı Ekonomisi Bir Üst Seviyeye Hazır mı?
Yapı sektöründe büyüme artık yalnızca sermaye ve ölçekle tanımlanmıyor. Bugün büyüme; cesaret, öngörü ve veriyle yazılıyor.
Ekonomik baskılar, küresel pazar farkları, küçük ve akıllı işletmelere yönelim; yatırımcı–mimar–yüklenici arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendiriyor.

Büyüme, artık sadece “daha fazla” üretmek değil; daha doğru kararlar almak, daha çevik iş birlikleri kurmak ve veri destekli stratejilerle ilerlemek anlamına geliyor.
Bugün, yapı ekonomisinin gerçekten bir üst seviyeye geçmeye hazır olup olmadığını; sahadan, projelerden ve yeni kuşaklardan gelen sinyallerle sorguluyor.

Gün boyunca;
•Kriz çağında mimarlık ve kentlerin dayanıklılık, verimlilik ve adalet üzerinden nasıl yeniden tanımlandığını,
•Büyük ölçekli projelerde vizyonun sahada nasıl karşılık bulduğunu ve çok paydaşlı yapıların nasıl yönetildiğini,
•Yeni kuşakların değer, esneklik ve “smart & small” odaklı yaklaşımlarının yapı ekonomisini nasıl dönüştürdüğünü ele alıyoruz.

“Büyüme, daha fazlasını yapmak değil; doğru kararları alabilme cesaretidir.”
Büyümenin Kodları, yapı sektöründe büyümeyi; metrekarelerden çok karar kalitesi, bütçelerden çok vizyon, alışkanlıklardan çok cesaret üzerinden okumayı öneren bütüncül bir gün sunuyor.

📌 28 Nisan 2026 Çarşamba – BAĞLANTILARIN MİMARİSİ: TASARIM ODAKLI EKOSİSTEMLER
Tasarım, bağlantı kurmayı ne kadar iyi biliyor?
Bugün yapı sektörü, doğrusal bir üretim hattı olmaktan çıktı. Değer zinciri; tasarım, malzeme, teknoloji, tedarik ve uygulama arasında kurulan çok katmanlı ağlara dönüştü.Bu yeni düzende tasarım artık yalnızca mekân üreten bir disiplin değil;insanları, disiplinleri, malzemeleri ve sistemleri birbirine bağlayan stratejik bir zekâ. Soru şu: Tasarım hala sadece mekan mı kuruyor — yoksa artık sistemleri mi bağlıyor?Bugün, bu soruya tasarımın bağ kurma gücü üzerinden yanıt arıyor.

Gün boyunca;
•Entegre üretim modelleriyle disiplinler arası tasarımın nasıl bir “ortak zeka” yarattığını,
•Küresel tedarik zincirlerinin tasarımla birlikte nasıl yeniden kurgulandığını,
•Büyük ölçekli projelerin başarısını taşıyan görünmeyen iş birliklerini,
•Mimarın tekil üreticiden ekosistem tasarımcısına evrilen rolünü tartışıyoruz.

“Bağlantılar kendiliğinden oluşmaz. Onları mümkün kılan şey tasarımdır.”
Bağlantıların Mimarisi, geleceğin yapı sektöründe en güçlü büyümenin; en doğru bağları kurabilenler tarafından yakalanacağını hatırlatan bir gün öneriyor.

📌 29 Nisan 2026 Perşembe – DÖNÜŞÜMÜN MİMARİSİ: YIKMA!
Kaynaklar Azalırken, Yapı Sektörü Nasıl Ayakta Kalır?

Bugün yapı sektöründe mesele artık yalnızca ne tasarladığımız değil; neyi yıkmadığımız, neyi dönüştürdüğümüz ve aldığımız kararların uzun vadeli etkilerini ne kadar sahiplendiğimiz. Kaynakların daraldığı, iklim baskısının arttığı ve kentlerin kırılganlaştığı bu çağda; mimarlık, mühendislik ve yatırım süreçleri birer üretim pratiğinden çok, birer karar sistemi haline geliyor. Projelerin estetiğinden çok geride bıraktığı etkiyi, hızlı çözümlerden çok kalıcı dayanıklılığı, yeni üretimden çok mevcut olanı yönetme becerisini odağına alıyor. Çünkü gelecek; daha fazlasını inşa edenlerin değil, doğru kararları alanların elinde şekilleniyor.

Gün boyunca;
•Kentleri ve yapıları birer atık alanı değil, potansiyel birer kaynak olarak ele alan urban mining yaklaşımlarını,
•Yapı ve kent ölçeğinde dayanıklılığın teknik bir özellikten çok çok katmanlı bir karar süreci olduğunu,
•Estetiğin formdan çıkarak çevresel etki, performans ve sorumluluk üzerinden nasıl yeniden tanımlandığını tartışıyoruz.

“Yıkmak yerine dönüştür. Tüketmek yerine tasarla.”

Dönüşümün Mimarisi: Yıkma!, yapı sektörüne net bir çağrı yapıyor:Gelecek, daha fazlasını inşa edenlerin değil; doğru kararları alabilenlerin elinde.


📌30 Nisan 2026 Cuma – ŞEHİRLERİN SESSİZ MİMARI: YAPAY ZEKA
Yapay Zeka Tasarlıyor mu, Yoksa Tasarımı Bizden mi Öğreniyor?

Yapay zeka artık mimarlık ve kentsel tasarımın görünmez ortağı. Kodlar, algoritmalar ve veri setleri; tasarım kararlarını hızlandırıyor, çeşitlendiriyor ve dönüştürüyor. Ancak geleceği belirleyen şey yalnızca teknoloji değil. Asıl soru; bu araçlarla neyi, nasıl ve kimin için tasarladığımız. Bugün; yapay zekanın malzemeden kente, üretimden estetiğe uzanan etkisini ele alırken, tasarımcının etik, estetik ve toplumsal sorumluluğunu yeniden tanımlıyor. Çünkü gelecek; tasarlayanların, dönüştürenlerin ve sorumluluk alanların elinde.

Gün boyunca;
•Algoritmik düşünce, parametrik tasarım ve kodun mimarlığın yeni dili haline gelişini,
•Yapay zekanın akıllı malzemelerden veriyle çalışan kentlere uzanan sessiz ama belirleyici rolünü,
•Hızlanan üretim süreçleri içinde tasarımcının artan etik, estetik ve toplumsal sorumluluğunu tartışıyoruz.

“Teknoloji hızlandırır. Ama asıl mesele, durup düşünmeyi unutmamak.” Şehirlerin Sessiz Mimarı: Yapay Zeka, teknolojiyi merkeze alan değil; insanı, sorumluluğu ve bilinci merkeze alan bir final günü öneriyor.

DESTEKÇİLERİMİZ